Okay başını indirdi. Etrafına bakındı. Baş dönmesi azalmıştı. Yüksek sesle:
“Bak, görüyor musun? Dallar aynı kök ve gövdeden. Ama farklı uzayıp farklı dallar vermişler. Bazılarının hayat hikayesi kısa sürmüş. Hiçbir iz bırakmaksızın. Hikayesi yarıda kalan olmuş. Bazıları sağlıklı ve mutlu bir hayat sürmüşler. Bazıları ise son gördüğün dal gibi. Öldürücü yara ile mücadele etmiş. İçindeki kanseri dışarı atmış. Yaralarını sarıp hikayesine devam etmiş. Yeni dallar, sürgünler vererek göğe yüksel ...